Avrupa’nın Kan Donduran Mumya Yeme Geleneği

Mumyalar tarih boyunca gerçek ya da gerçek dışı sayısız hikayenin konusu olmuştur. Onlarla ilgili ürkütücü hikayelerin sonu gelmez. Fakat belki de en ürkütücülerinden biri, ölü birer beden olan mumyaların değil, kanlı canlı yaşayan insanların eseri.

12. yüzyılda Avrupa’da yaygınlaşan bir mumya yeme geleneğinden bahsediyoruz. Binlerce yıl boyunca korunmuş ölü bedenlerin ‘şifasından’ medet uman Avrupalılar, ilaç olarak eczanelerden ‘mumia’ alıyorlardı.

Mumyalar öğütülüyor, her derde deva oluyor…

Ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin olmadığı bir dünya hayal edin. Hastalıklara, ağrılara ve salgınlara karşı koyabilmek için çözüm arayan doktorlar, çareyi mumyaları öğütüp ilaç haline getirerek insanlara vermekte buldular.

Bunun için hem Mısır’dan mumyalar, eski mezarlıklardan kafatasları çalındı. İnsan bedeninin ve kanının hastalıklara iyi geldiği düşüncesi o kadar güçlüydü ki, ‘taze sayılabilecek’ kanın da özel reçeteleri vardı. Örneğin insan kanından reçel yapıp yemek ya da direkt içmek gibi… Bunun için infaz edilen insanların vücutları henüz soğumadan kanları alınıyordu.

İnsan bedeninin her hücresinden yararlanıp bu yamyamlığı tıbbi bir çözüm olarak sunan ‘doktorlar’ insan vücudunun yağından da ‘ilaç’ üretiyor ve yaralara sürüyorlardı…

Baş ağrıları ya da genel olarak ‘kafa’ ile ilgili hastalıklar için kafatasını öğütüp yemek, iç kanamaları durdurmak ve epilepsi gibi hastalıkların önüne geçmek için mumyaları öğütmek, kanla ilgili hastalıklar için kan tüketmek. Bunların hepsi, yüzlerce yıl boyunca legal ve ‘gerçek’ birer tıbbi uygulama olarak devam etti.

Dolandırıcılar sahte mumyalar sattı, mezarlıklar yağmalandı

Tabii ki bu yaygın mumya ve ölü bedeni tüketme alışkanlığı devasa bir dolandırıcılık vakasına da dönüştü. Mısır’dan geldiği ve firavunlara ait olduğu iddia edilen sahte mumyalar zenginleri avlamak için kullanıldı. Kraliyet aileleri ‘daha kaliteli’ ve ‘daha etkili’ olduğu iddia edildiği için firavunların mumyalarına ihtiyaç duyuyordu…

Bu sebeple mezarlıklar yağmalandı, sahte mumya ticareti yükselişe geçti. Üstelik Mısır’dan mumya getirmek de artık tek başına yeterli olmadığından bunlara da bir süre sonra göz yumulur hale gelmişti.

19. yüzyılda mumya yeme geleneği, kutu açar gibi mumya açma eğlencelerine dönüştü

Nihayet bir noktada bazı aklı çalışan gerçek doktorlar mumya ya da herhangi bir ölü bedenin parçasını yemenin, kan içmenin hiçbir işe yaramadığını anlamayı ve anlatmayı başardı. Fakat Avrupa’nın mumyalar ile ilişkisi direkt bitmedi, hatta daha can sıkıcı bir hal aldı; mumya açma partileri…

Napolyon’un Mısır’a düzenlediği seferler sonrası Avrupalıların Mısır’a olan ilgileri arttı. Gezginler Mısır’dan dönerken mumyalar getirdiler, bu mumyalar zengin Avrupalıların özel partilerinde ‘acaba içinden ne çıkacak?’ heyecanıyla yemekli bir eğlencenin konusu olarak güle oynaya açıldı. Başlangıçta ‘tıbbi bir kadavra inceleme’ kafasında yapılan bu partiler, bir süre sonra tamamen eğlence amaçlı yapılmaya başlandı…

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.