‘Gizemli hepatit’ vakalarının salgına dönüşmesi beklenmiyor

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın, son zamanlarda farklı ülkelerden bildirilen ve adenovirüs ile ilişkilendirilen “gizemli hepatit” vakalarının Covid-19 salgını gibi bir tablo oluşturacağını düşünmediğini söyledi.

Sebebi henüz bilinmediği için “gizemli” veya “nedeni belirsiz” olarak adlandırılan hepatit vakaları farklı ülkelerde görülmeye devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 16 Nisan’daki açıklamasında, İngiltere’de 74 çocukta hepatit virüsü tespit edildiğini duyurdu. Daha sonra ABD, İspanya, İsrail, Danimarka, İrlanda, İtalya, Norveç, Fransa, Romanya, Belçika, Hollanda ve Japonya’da ortaya çıkan vakalarla ilgili son açıklama Kanada’dan geldi.

Özellikle çocuk yaş grubunda görülen hastalık, sarılık, ishal, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle seyrediyor. Şu ana kadar yaklaşık 200 çocuğun enfekte olduğu, bu çocuklardan bazılarının ise ağır karaciğer iltihabı nedeniyle karaciğer nakli yapılarak tedavi edildiği biliniyor.

Bazı vakalarda adenovirüs saptanması ise hastalığı tetikleyen etkenin bu virüs olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın, “Yeni bir küresel salgın olur mu?” endişesi de yaratan vakalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İngiltere’nin, ocak 2022’den itibaren Birleşik Krallık bölgesinde ishal, sarılık ve bilinç değişiklikleri yaşayan vakalar görülmesi üzerine DSÖ’ye bildirimde bulunduğunu hatırlatan Aydın, daha sonra başka ülkelerde de bu tür şikayetlerin olup olmadığının anlaşılması için DSÖ’nün uyarı yayımladığını anlattı.

DSÖ’nün bildirisi üzerine farklı ülkelerden özellikle 1-16 yaş aralığında benzer özellikteki olguların bildirildiğini kaydeden Aydın, aslında ilk vakaların ekim 2021’de ABD’nin Alabama eyaletinde görüldüğünü, buradaki 5 çocukta hepatite rastlandığını ancak bunun İngiltere’deki vakalardan sonra DSÖ’ye bildirildiğini dile getirdi.

Aydın, vakaların nedeninin, epidemiyolojik ve toksikolojik araştırmalarının sürdüğünü belirterek, şöyle devam etti: “Vakalar arasında ortak özellik henüz saptanmadı. Ancak olguların yarısına yakınında adenovirüs tespit edilmiş. Ayrıca, sarılık gelişmeden 1-2 hafta önce ishal, halsizlik ve bunun ardından sarılık ortaya çıktığı saptanmış. Adenovirüs saptananlarda yapılan ileri incelemelerde de büyük kısmında adenovirüs 41’in etken olduğu belirlenmiş. Ama hepatitin etkeni kesin olarak adenovirüs 41 mi bilinmiyor. Adenovirüsler hepatit tablosuna sebep olabilen virüslerdir. Ancak genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hepatit yaptığını biliyoruz. Sağlıklı çocuklarda hepatit tablosu oluşturması yeni bir durum. Tabii buna adenovirüs mü yoksa olguların bir kısmı Covid ile aynı dönemde adenovirüsle enfekte olmuşlar, ikisinin birlikte olması mı etken, henüz net bir şey yok.”

Aydın, hastalığın özellikle çocuk yaş grubunda görüldüğünü anımsatarak, “Covid döneminden çıktık. İzolasyon önlemlerinin sık uygulandığı bir dönemden geçtik. Maske kullanımı fazlaydı. İnsanlar birbirinden izole vaziyette yaşıyorlardı. Dolayısıyla özellikle çocuk grubunun virüslerle tanışmış bünyeleri yok. Acaba, yeni tanışmaları sebebiyle mi adenovirüsler bu kadar agresif bir ilerleme seyretti, hepatit tablosu oluşturdu yoksa farklı bir adenovirüs türü, yeni bir varyantı mı var? Herhalde bunların hepsi önümüzdeki günlerde netlik kazanacak konular.” diye konuştu.

Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın, hastalığın, bazı çocuklarda karaciğer iltihaplanması ve organ nakline yol açmasında, maruz kalınan virüs yükünün, altta yatan hastalıkların ve bağışıklık sistemlerinin etkili olabileceğini ifade etti.

İngiltere’nin bildirdiği vakalara bakıldığında, son 4 ayda rastlanan adenovirüs vakalarının geçmiş yıllarda bir sene içinde görüldüğüne dikkati çeken Aydın, “Yani, çok kısa zamanda adenovirüs enfeksiyonu sayısında artış saptanmış. Bu, maske ve izolasyon önlemlerinin azalmasına bağlı gelişmiş olabilir. Çünkü adenovirüsler aynı Kovid gibi damlacık ve temas yoluyla bulaşabilirler.” dedi.

Özellikle ishalle seyreden vakalarda hepatit geliştiği dikkate alındığında, el hijyenine daha çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, şu önerileri sıraladı: “Hepatit, ishal tablosundan sonra oluşabildiği için özellikle bebek bezi kullanan çocuklarda bu durum mevcutsa, çocukların toplu bulundukları kreş gibi ortamlarda bebek bezi değiştiren kişilerin ellerini mutlaka yıkamaları gerekiyor. Çocuklar erişkinler kadar kontrollü değiller. Ortak eşya kullanabiliyorlar. Her türlü gıdayı ağızlarına, burunlarına götürebiliyorlar. Ellerini, gözlerine sürebiliyorlar. Çocukların el hijyenine alıştırılmaları, çocuklara bakım veren erişkinlerin de el hijyenine ekstra dikkat etmesi gerekiyor bu dönemde.”

Prof. Dr. Aydın, “gizemli hepatit” vakalarının Covid-19 gibi bir salgına yol açıp açmayacağına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Covid solunum yoluyla bulaşan, yepyeni bir virüstü. Şu anda mevcut olan etkeni bilmiyoruz. Ama solunum yoluyla bulaşsaydı, vakalarda çok daha hızlı bir artış beklerdik. Tabii etken adenovirüsler ise onlar da damlacık yoluyla bulaşabilirler. Covid gibi bir tablo oluşturacağını, o kadar hızlı bir artış olacağını düşünmüyorum. Ama etkeni bilmediğimiz için net bir şey söylemek zor.”

Hastalığın Covid-19’a karşı üretilen aşılarla ilişkisinin de sorgulandığına işaret eden Aydın, “Şimdiye kadar hepatit ortaya çıkan vakaların hiçbiri Covid-19 aşısı olmamış. Yani, aşısız çocuklarda meydana gelen tablolar bunlar.” bilgisini verdi.

Aydın, ailelerin, çocuklarında ishal, karın ağrısı, bilinç değişikliği ve sarılık şikayetleri gözlemlemesi halinde, hemen bir sağlık merkezine başvurmalarını tavsiye etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.